03 Eylül, 2011

19th METU BRITISH NOVELISTS CONFERENCE


KAZUO ISHIGURO AND HIS WORK
Call for Papers
19th METU BRITISH NOVELISTS CONFERENCE
KAZUO ISHIGURO AND HIS WORK

To be held on 12th-13th December 2011
at
Middle East Technical University
Ankara, Turkey


We invite you to send your 250-word proposals for 20-minute papers
to

Deadline for proposals: 12 September 2011

For queries and further information contact



W.B Yeats: When You are Old

























When you are old and grey and full of sleep,
And nodding by the fire, take down this book,
And slowly read, and dream of the soft look
Your eyes had once, and of their shadows deep;

How many loved your moments of glad grace,
And loved your beauty with love false or true,
But one man loved the pilgrim soul in you,
And loved the sorrows of your changing face;

And bending down beside the glowing bars,
Murmur, a little sadly, how Love fled
And paced upon the mountains overhead
And hid his face amid a crowd of stars.

yaşlandığında, kırlaştığında saçların
ve uyuklar olduğunda hep
ve ateşle sınandığında
bu kitabı yeniden al ve yavaşça oku
o yumuşak bakışı düşle
gözlerinden süzülen bir keresinde
ve derin mi derin gölgelerini onun
kimbilir kaç kişi o ince o zarif anlarını sevdi senin
ve güzelliğini belki gerçek belki yalan
ama yalnız bir adam içindeki o göçebe ruhu sevdi
ve hercai yüzündeki kederi
çömelişini parlayan parmaklıkların ardında
mırıltılı, üzüntülü azıcık, nasıl yenildi aşk
yürüdü gitti ötesine ardına dağların
ve yüzü saklı hep
bir yıldız kümesinin ortasında

William Buttler Yeats
türkçesi: semih çelenk

Mavi Bir Şiir Kitabı

İçinden geçtim
Mavi bir şiir kitabının
Rüzgardan daha genç
Şimdiden daha gerçekti
Gün ışıdı
Gün ışıdı

31 Ağustos, 2011

Şiirle Büyür Ağaçlar



Şair doğmadım ben
Şair oldum da diyemem
Sözcükler armağan ediyorum dünyaya
Sözcükler ödünç alıp hayattan
İşin aslına bakarsanız
Bir şiir kadar özgür olamadım
Şimdiye değin
Şiirler kanatlarıdır şairlerin oysaki
Sözcükler
bana uçmayı öğretin
















23 Ağustos, 2011

Şairler ve şiirleri ölmez asla


Instantes/Anlar Jorge Luis Borges

Si pudiera vivir nuevamente mi vida,
en la próxima trataría de cometer más errores.
No intentaría ser tan perfecto, me relajaría más.
Sería más tonto de lo que he sido,
de hecho tomaría muy pocas cosas con seriedad.
Sería menos higiénico.
Correría más riesgos,
haría más viajes,
contemplaría más atardeceres,
subiría más montañas, nadaría más ríos.
Iría a más lugares adonde nunca he ido,
comería más helados y menos habas,
tendría más problemas reales y menos imaginarios.

Yo fui una de esas personas que vivió sensata
y prolíficamente cada minuto de su vida;
claro que tuve momentos de alegría.
Pero si pudiera volver atrás trataría
de tener solamente buenos momentos.

Por si no lo saben, de eso está hecha la vida,
sólo de momentos; no te pierdas el ahora.

Yo era uno de esos que nunca
iban a ninguna parte sin un termómetro,
una bolsa de agua caliente,
un paraguas y un paracaídas;
si pudiera volver a vivir, viajaría más liviano.

Si pudiera volver a vivir
comenzaría a andar descalzo a principios
de la primavera
y seguiría descalzo hasta concluir el otoño.
Daría más vueltas en calesita,
contemplaría más amaneceres,
y jugaría con más niños,
si tuviera otra vez vida por delante.

Pero ya ven, tengo 85 años...
y sé que me estoy muriendo.

J.L.Borges

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
ÖLÜYORUM...


16 Ağustos, 2011

Crazy Boy Hansım Boy

Bugün ilk rakımı içtim,
Şiirlerden geçtim, birkaç kez seni düşündüm
Bugün ilk rakımı içtim
Buluşmaya şiirsiz gittim,
Eve ekmek yerine şiir getirdim,
Bugün eve ekmek yerine
Bir şiir kitabıyla geldim

Bugün eve ekmek yerine şiir getirdim
Seni bulmak zor, sözcükler kadar zor

Bugün ilk rakımı içtim, üstüne biraz şiir okudum
Şiirli buluşmaya şiirsiz gittim
Eve şiir götürdüm torbamda

Ne kadar imkansızsa seni bulmak
Bu güzel ülkede insan olmak o kadar zor
Gri bir çöp kutusuna yazılan yazı kadar zor
Büyük beyaz harflerle yazılan bir yazı kadar güzel
CRAZY BOY HANSIM BOY
Bu ülkede yaşamak işte bu yüzden güzel
Bu yüzden zor

Bu gün buluşmaya şiirşiz gittim
Şiirin, senin ve o çocukların hatırına
İlk rakımı içtim
Memleketi düşündüm, seni düşündüm
Geceye masal anlattım,
Sabaha şiir yazdım
Çöp kutusuna yazı yazan çocukları düşündüm

Bir de
Mayıstı, (*)
seni o yüzden bağışladım(*)

Mayıs 2008,

15 Ağustos, 2011

Çocuk


Bir çocuğun ağlama sesinden
seken taştır
Canımızı yakan
Unuttuğumuz
ya da
kendi ellerimizle terkettiğimiz
Çocukluğumuzdur
kimi zaman