01 Ekim, 2009

L'ecume de Vian(*)


Vian Usta'yla tanışmam çok eskilere dayanıyor. Bunda geç kalmamışım. Le Loup Garou yani Kurt Adam. Altıkırkbeş'ten çıkmış o zaman. Birkaç yıl önce tekrar elime geçince okumadan edemedim. Hemen üstüne de L'ecume des Jours/ Günlerin Köpüğü'nü Fransızca ve Türkçe eşzamanlı okudum. O ne düşgücüdür? İşte biriki not:
-Sokak Chloé’ye götürüyordu. / La rue menait a Choé.

-Nehirlerin denizlere döküldüğü yerlerde ganimetlerin dans ettiği köpüklü ters akıntılar,aşılması güç bir engel oluşturur.

-Güneş de Chloé’yi bekliyordu. /Le soleil aussi atandait Chloé

- Sokak Chloe ve Colin’in gidişinden beri görüntüsünü değiştirmişti. /La rue avait tout afait changé d’aspect depuit le depart Colin et de Chloé.


- Ayaklarının altında gece olmuştu. /Sous ses pas il faisait nuit.
Yanında Duke Ellington ve Tuna Ötenel'in Lecume de Vian’ı(*),
Bir de, son günlerde Jean-Sol Partre'a aşırı hayran ve bu yüzden koleksiyonunu genişletmek için bütün parasını onun kitaplarına harcayan Chick'e fazla benzemeye başladım sanki.

Otobüs'te Şiir Okuması

Küçük İskender okuyorum, kendi sesinden. Otobüsün içi rakı kokuyor. Rakı kokuyor. Yeni bir deneme bu, şairin sesini getiriyorum usuma. Şiiri okumaya başlıyor, Remix dualar. Şoförü dövmem lazım tutmayın. Şoför söyleniyor birilerine. Bir çocuk bilmen ne mahallesine nasıl gidilir diye sordu diye. Burdan gidilmez diyor, söyleniyor. Şoförü kesin evire çevire dövmem lazım.
Braz sessizlik, Ben k. İskenderi okuyorum, şiirle arama girmeyin.

Varlık Eylül 2009, Sayfa 39